Unvan ve yorumlar yanıltabilir; davranış daha az. Ücret, ön ödeme, süre vaadi ve “hayır” dediğinizde verilen tepkiyi yan yana koyan bir kontrol listesi.
Gerçek hoca ile sahte hoca arasındaki farkı unvan, kıyafet ya da övgü dolu yorumlar değil, görüşmedeki davranışlar gösterir: ücretin ve kapsamın baştan söylenmesi ile karar için size zaman tanınması. Bu yazı kimseyi tek tek suçlamaz; “sahte” ya da “gerçek” damgası yerine, dikkat gerektiren ve gerektirmeyen davranışları yan yana koyar. Yaşadığınız görüşmenin hangi tarafa yakın olduğunu kendiniz tartabilirsiniz.
Gerçek hoca ile sahte hoca neden unvanla ayrılmaz?
“Hacı”, “şeyh”, “üstat”, “yıllardır bu işi yapıyorum” gibi sıfatların hiçbiri doğrulanabilir bir ölçü değildir; bunları bir kâğıda yazmak da, telefonda söylemek de aynı kolaylıktadır. Üstelik sosyal medyadaki yorumlar ve fotoğraflar da kontrolünüz dışında üretilebilir. Bu yüzden değerlendirmeyi söyleneni değil, yapılanı izleyerek yapmak daha sağlam bir yoldur.
Davranış, tekrar tekrar gözlenebilen tek şeydir. Bir kişi ilk telefonda size nasıl soru soruyor, ücreti ne zaman söylüyor, “hayır, düşüneceğim” dediğinizde ne yapıyor? Bu üç anı not etmeniz, sonradan “içime sinmedi ama neden bilmiyorum” duygusunu somut bir cevaba çevirir. Aşağıdaki başlıklar bu anları tek tek ele alıyor; genel bir çerçeve için hoca seçerken sorulacak sorular yazısına da bakabilirsiniz.

İlk görüşmede: önce dinleyen mi, önce hüküm veren mi?
Dikkat gerektiren görüşmede kişi, siz daha ne yaşadığınızı anlatmadan kararını verir: “Üzerinizde ağır bir iş var”, “bunu sizi çok seven biri yaptırmış” gibi cümleler henüz hiçbir şey sormadan kurulur. Böyle bir açılış, size yardım etmekten çok sizi tek bir sonuca yönlendirmeye çalışır. Anlattığınız tek cümleye bakıp tablonun tamamını bildiğini söyleyen biri, aslında hiçbir ayrıntıyı dinlememiş demektir.
Daha sakin bir görüşmede ise önce sorular gelir: Ne zamandır sürüyor, hangi saatlerde artıyor, doktora gittiniz mi, evde ya da işte yakın zamanda ne değişti? Bu sorular size “bir şey bulunacağı” beklentisi vermez; bilakis bulunmayabileceğini de açık bırakır. Başvurulabilecek bir hizmetin nasıl işlediğini nasıl çalışıyoruz sayfasında, belirtilerin gündelik açıklamalarını ise büyü tespiti sayfasında okuyabilirsiniz.
Ücret, ön ödeme ve kişisel eşya: rakam ne zaman söyleniyor?
Ücret konusunda iki tavır çok net ayrılır. İlkinde rakam sürekli ertelenir: “Önce bir bakalım”, “niyet edin, gerisini sonra konuşuruz” denir ve fiyat ancak işin ortasında, geri dönmesi zor bir noktada ortaya çıkar. Bu yöntemin tipik sonucu, her adımda yeni bir kalem eklenmesidir: önce okuma, sonra malzeme, sonra “son bir işlem”.
İkincisinde kapsam ve tutar, herhangi bir işlem başlamadan söylenir ve siz bunu bir hafta sonra tekrar sorduğunuzda aynı cevabı alırsınız. Ücretin havale ya da EFT gibi izlenebilir bir yolla ve görüşmede açıkça konuşulduktan sonra ödenmesi, ödemenin neye karşılık geldiğini sonradan göstermenizi de kolaylaştırır. Kapıyı kapatan değil, bilgiyi açan bir ücret konuşması bu farkın ilk işaretidir.
Sizi sakinleştiren bir görüşme ile sizi hızlandıran bir görüşme aynı şeyi söylese de aynı yere varmaz.
— Şemun Hoca
Ön ödeme, fotoğraf, giysi, saç ya da ad-soyad dışında kimlik bilgisi istenmesi, hangi gerekçeyle gelirse gelsin dikkat gerektirir. Bu talepler iki ayrı risk taşır: parayı gönderdikten sonra karşılığını doğrulayamamak ve kişisel verilerinizin ya da görüntünüzün sonradan başka bir amaçla kullanılabilmesi. “Bunsuz çalışmaz” diye sunulan bir şartın gerçekten zorunlu olup olmadığını size kanıtlayabilecek kimse yoktur.
Karşılaştırmalı bir soru sorun: Bu talep olmadan görüşme devam edebilir mi? Cevap “evet, istemezseniz sorun yok” ise talep bir seçenekten ibarettir. Cevap “o zaman işlem yapılamaz, risk size ait” ise baskı devrededir. Baskı altında verilen kararlar, sonradan çoğu zaman pişmanlıkla anılan kararlardır.
Sonuç ve süre vaatleri: “3 günde”, “kesin çıkar” cümleleri
Belirli bir günde kesin sonuç, “bir daha hiçbir şey olmaz” ya da belirli bir yüzde söyleyen ifadeler, doğrulanabilir hiçbir temele dayanmaz. Bir kişinin hayatında olacakları gün ve saat vererek bildirmesi, dürüst bir yaklaşım olmaktan çok pazarlama cümlesidir. Kesin sonuç vaadi güven vermez; tersine, vaadin sahibinin sorumluluk almadığının işaretidir.
Sakin bir anlatımda ise ifadeler koşulludur: “Bu konuda yardımcı olmayı deneriz ama sonucu bilemeyiz”, “önce sağlık kontrolünüzü yaptırın”, “bir süre sonra durumu tekrar değerlendirelim” gibi. Böyle cümleler daha az heyecan verir, ama dinleyene karşı daha dürüsttür. Sonucu bilmediğini söyleyen biri, bilmediğini söylemeyen birinden çoğu zaman daha güvenilir davranıyordur.
Soru sorduğunuzda ve “hayır” dediğinizde ne olur?
Aşağıdaki küçük deney çoğu zaman her şeyi gösterir: Görüşme sırasında nazikçe “Bunu yakınlarımla konuşup size döneyim” deyin. Dikkat gerektiren tavırda cevap hemen sertleşir ya da yumuşar ama aynı noktaya varır: “Vaktimiz yok”, “bu fırsat kaçarsa kötü olur”, “ailene söylersen etkisi bozulur”. Aileden ya da çevreden saklanması istenen her süreç, kendi başına bir uyarıdır.
Sağlıklı tavırda ise “tabii, düşünün, hazır olduğunuzda yazın” denir ve kapı açık kalır. Bir hizmetin gerçekten işe yaradığını düşünen kişi, sizi karar anına sıkıştırmak zorunda değildir. “Hayır” dediğinizde ilişkiyi korkuyla kuran biri size ceza, saygıyla kuran biri ise yalnızca sessizlik sunar.
Dürüst bir cümle çoğu zaman az heyecan verir; “bilmiyorum, deneriz” diyen, “kesin çıkar” diyenden çoğu zaman daha güvenilirdir.
— Şemun Hoca
Bir kişi, çevrenizdeki insanları suçlamaya yöneliyorsa bunu ayrıca not edin. Eşinizi, annenizi ya da komşunuzu işaret eden bir anlatım, kanıtlanamayacak bir iddiayla ilişkilerinizi zedeleyebilir. Bu başlığı ayrıca eşiniz hakkında “yaptırdı” iddiası atan hoca yazısında ele aldık.
Görüşmeyi kaydetmenize ya da notlar almanıza izin verilmesi de ayrı bir göstergedir. Notlarınızı yazılı tutmanız, ücret, kapsam ve söylenen cümleleri sonradan kontrol etmenizi sağlar. Bunu engelleyen ya da “yazılırsa etkisi bozulur” diyen anlatımlar, hesap verebilirlik açısından dikkat gerektirir.
Korku ve sağlık: baskıyı kimin artırdığına bakın
Uykusuzluk, çarpıntı, baş ağrısı ya da yoğun kaygı yaşıyorsanız önce doktora başvurmanız gerekir; bu konuda acil bir durum varsa 112’yi arayın. Ruhsal olarak çok zor bir dönemden geçiyor, yalnız hissediyorsanız 183 sosyal destek hattı ve bir ruh sağlığı uzmanı da yanınızda olabilir. NHS’nin kaygı, korku ve panik sayfası da başa çıkmak zorlaştığında bir sağlık uzmanıyla görüşülmesini önerir. Tedavinizi ya da ilaçlarınızı kendi kararınızla bırakmanız önerilmez.
Bu bölümün karşılaştırmaya girmesinin nedeni şudur: Korkunuzu büyüten biri, size yardım ettiğini düşünse bile, sizi daha kolay yönlendirilebilir hâle getirir. Aldığınız görüşmenin sonunda daha sakin mi yoksa daha korkulu mu çıktığınıza bakın. Korku arttıkça verilen ödeme kararı da büyüyorsa, bu bir değerlendirme ölçütü olabilir; kesin bir hüküm değildir ama dikkate değer bir işarettir.
Somut bir örnek: diyelim ki üç aydır kötü uyuyorsunuz, işinizde aksilikler yaşıyorsunuz ve bir tanıdığınız size iki farklı hocanın numarasını verdi. Birincisi telefonu açar açmaz adınızı ve anne adınızı sorar, kısa bir sessizlikten sonra “evinizde bir şey var, ama çıkarmak için bugün karar vermeniz lazım” der. İkincisi önce sağlık kontrolü yaptırıp yaptırmadığınızı, uykunun ne zaman bozulduğunu ve yakın zamanda yaşadığınız bir kaybı ya da değişikliği sorar.
İlkinde vakit baskısı, kesinlik ve tek bir açıklama vardır; ikincisinde ise soru, belirsizlik payı ve zaman vardır. İkinci görüşmenin sizi hemen rahatlatmaması normaldir, çünkü kesin cümle kurmaz. Ama ilk görüşmenin verdiği ani rahatlama ya da ani korku, çoğu zaman bir sonraki ödemeye giden yoldur. Kısa vadeli hissi değil, görüşmenin yapısını değerlendirmeye çalışın.
Kontrol listesi: yan yana iki görüşme
Bir görüşmeden sonra şu sorulara evet ya da hayır diye cevap verin: Ücret ve kapsam baştan söylendi mi? Düşünmem için zaman tanındı mı? Fotoğraf, kişisel eşya ya da ön ödeme istenmedi mi? Birini suçlamaya yönlendirilmedim mi? Doktora gitmemi destekledi mi? Altı sorunun çoğuna evet diyebiliyorsanız görüşme daha sakin bir zemindedir; çoğuna hayır diyorsanız başvurmadan önce durup yeniden düşünmeniz yerinde olur.
Bu liste bir kimsenin dürüst olup olmadığını kanıtlamaz; yalnızca kendi kararınızı bilinçli vermenize yardım eder. Bir sonuca varmakta zorlanıyorsanız büyü gerçek mi? yazısındaki çerçeveyi de göz önünde bulundurabilirsiniz; ardından sık sorulan soruları sıkça sorulan sorular sayfasında görebilirsiniz.
Başvurmadan önce bilmeniz gerekenler
- Uyku, çarpıntı ya da kaygı şikâyetlerinizde önce doktora gidin; acil durumda 112’yi arayın.
- Ön ödeme, fotoğraf, giysi ya da kişisel eşya isteyenlerden ve sizi acele ettirenlerden uzak durun.
- Birini suçlamanızı isteyen anlatımlara temkinle yaklaşın.
- Karar sizindir; yakınlarınıza danışmak için zaman istemeniz meşru bir haktır.
Durumunuzu Şemun Hoca’ya telefon ya da WhatsApp üzerinden anlatmak isterseniz iletişim sayfasındaki yolları kullanabilirsiniz. Görüşmenin kapsamı ve ücreti işlem başlamadan söylenir; ön ödeme, fotoğraf ya da kişisel eşya istenmez. İsterseniz önce yukarıdaki kontrol listesini yanınıza alıp, aynı soruları bize de sorabilirsiniz.
Genel bilgi için büyü bozma hizmetinin kapsamı sayfasına göz atabilirsiniz; orada neyin yapılıp neyin yapılmadığı açıkça yazılıdır. Bir kararı vermeden önce birden fazla görüşme dinlemek ve notlarınızı karşılaştırmak da hakkınızdır.
Kaynaklar
Sık Sorulan Sorular
Gerçek hoca ile sahte hoca nasıl ayırt edilir?
Unvanlara değil davranışlara bakın: ücret ve kapsam baştan söyleniyor mu, düşünmeniz için zaman tanınıyor mu, fotoğraf ya da kişisel eşya istenmiyor mu? Bu sorulara olumsuz cevap alıyorsanız temkinli olmanız yerinde olur.
Hoca ön ödeme isterse ne yapmalıyım?
Ön ödeme ve karşılığının doğrulanamaması dolandırıcılık riski taşır; ödemeyi hemen yapmayın ve yakınlarınızla konuşun. Daha önce ödeme yaptıysanız dekontunuzu saklayın, bankanıza ve gerekirse bir avukata danışın.
Hoca “üzerinde büyü var” diyorsa buna inanmalı mıyım?
Bu cümle kanıtlanamayan bir iddiadır; doğrulama için kullanılabilecek bilimsel bir yöntem yoktur. Yaşadığınız şikâyetler için önce doktora gidin, karar vermeden önce zaman isteyin.
Görüşmeden sonra pişman olursam ne yapabilirim?
Önce konuşmayı bitirin ve acele karar vermeyin. Aldığınız ödemelerin kayıtlarını saklayın, yaşadığınız şikâyetler için doktorunuzla görüşün ve hukuki bir kaygınız varsa bir avukata danışın.
Sosyal medyadaki yorumlara güvenebilir miyim?
Yorumlar ve fotoğraflar kontrolünüz dışında üretilebilir; tek başına bir ölçü olamaz. Yorumlardan çok, görüşmedeki ücret ve baskı davranışlarına bakın.
