Akrabanızı hedef gösteren bir iddiayla karşılaştıysanız, bu konudaki beş yaygın yanlış anlamayı ve daha sağlam bir bakışı bu yazıda bulabilirsiniz.
“Büyüyü akrabanız yaptı” cümlesi, bir hocanın söyleyebileceği en ağır cümlelerden biridir; çünkü doğrulanamayan bir iddiayı, aile içindeki gerçek bir insana yöneltir. Böyle bir suçlama bir tespit değil, ispatlanamayan bir yorumdur ve aile ilişkilerinde kalıcı yaralar bırakabilir. Aşağıda, bu cümleyle karşılaşan kişilerin sık düştüğü yanlış anlamaları tek tek ele alıyor ve her birinin yanına daha sağlam bir bakış koyuyoruz.
Yanlış anlama: “Hoca gördü, demek ki doğrudur”
Görmek, bir kişinin kendi anlatısında kullandığı bir ifadedir; dışarıdan denetlenebilir bir yöntem anlamına gelmez. Hocanın ismi tarif edilen kişinin yaşını, mesleğini ya da sizinle ilişkisini söylemesi bile bir doğrulama sayılmaz, çünkü siz görüşmede zaten ailenizden söz etmiş olabilirsiniz. Anlattıklarınızın bir kısmı size “tespit” olarak geri dönebilir.
Bu yüzden sormanız gereken, hocanın size ne söylediğinden önce, bunu nasıl bildiğidir. Cevap açık ve denetlenebilir değilse, söylenen şey bir bilgi değil, bir iddiadır. İddia ise ancak ağırlığı kadar taşınır; ailenizdeki birini bir iddia yüzünden dışlamak, çoğu zaman geri alınamayan bir adımdır. Benzer bir kurgunun eşiniz hakkında yaptırdı iddiasıyla da yürütüldüğünü anlattığımız yazıda bu mantığı ayrıca ele aldık.
Bu durumun duygusal tarafı da küçümsenmemeli. Bir hocadan, ailenizin içinden birinin size kötülük ettiğini duymak, güven duygunuzu sarsar. Geceleri o kişinin sözlerini, bakışlarını ve geçmiş davranışlarını yeniden yorumlamaya başlayabilirsiniz. Bu yeniden yorumlama süreci, aslında yeni bir kanıt bulmak değil, mevcut bir kaygıyı destekleyecek malzeme aramaktır; zihin korktuğunda her ayrıntıyı tehdit olarak etiketlemeye yatkındır.
Yanlış anlama: “Suçlanan kişi inkâr ediyorsa saklıyor demektir”
Bu, suçlamaların en kısır döngüsünü kuran inançtır. Kişi kabul ederse suçlu, inkâr ederse sakladığı için suçlu görünür; yani hiçbir cevabı doğru kabul edilmez. Hiçbir olası cevabı kabul etmeyen bir iddia, doğruluğu sınanabilen bir iddia değildir ve bu nedenle ciddiye alınacak bir dayanak sunmaz.
Suçlanan akrabanın bakış açısını da düşünün. Elinde olmayan bir şeyle itham edilen biri, öfke, şaşkınlık ya da korkuyla tepki verecektir. Bu tepkiyi “işte yakalandı” diye okumak, kaygılı bir ruh hâlinde kolaydır. Bu nedenle ilk tepkisini sert yorumlamadan önce, kendinizi onun yerine koymak, aile ilişkisini korumak için en sağlam hamlelerden biridir.
Aile içinde sorun çıkaran iddialar çoğunlukla belirli dönemlerde ortaya çıkar: bir hastalık, bir iş kaybı, bir miras tartışması ya da bir ayrılık. Böyle dönemlerde bir sorumlu aramak insani bir eğilimdir. Hoca da bu eğilimi karşılayacak bir isim sunduğunda, sıkıntıya bir yüz verilmiş olur ve belirsizlik azalır gibi görünür. Fakat azalan şey belirsizlik değil, kaynağı sorgulama isteğidir.
Yanlış anlama: “Önlem olarak uzaklaşmak zarar vermez”
Bir süre görüşmemek masum bir tedbir gibi görünebilir. Ama ilişkiyi kesmek, özellikle çocuklar, yaşlılar ve ortak sorumlulukların olduğu ailelerde zincirleme sonuçlar doğurur: bayram ziyaretleri, bakım yükü, miras ve komşuluk gibi konularda gerginlikler ortaya çıkar. Kısa süreli bir uzaklaşma bile, yanlış anlaşıldığında yıllarca süren bir küslüğe dönüşebilir.
Üstelik uzaklaşmanın bir yan etkisi, hocaya olan bağımlılığı artırmasıdır. Sosyal çevreniz daraldıkça güvenebileceğiniz kişi sayısı azalır ve sorularınızı yöneltebileceğiniz yer tek kapıya iner. Bu konunun daha geniş boyutunu başka hocalardan ve çevreden uzak tutma baskısını anlattığımız yazıda bulabilirsiniz.
Her cevabı suç sayan bir iddia, hiçbir cevabı doğru kabul etmeyen bir kapıdır.
— Şemun Hoca
Aynı çerçevede, iddia size “sadece sizinle paylaşılan bir sır” olarak sunulduysa dikkat edin. Aile içinde bir kişiyi hedef gösteren bilginin gizli tutulması istendiğinde, karşılaştırma ve danışma imkânınız kısıtlanır. Sır olarak sunulan her iddia, başka bir kulağa gitmesine engel olduğu için, doğrulanması en zor iddialardır; sır baskısı ayrıca konuşulması gereken bir ögedir.
Yanlış anlama: “Bunu sorgulamak hocaya saygısızlıktır”
Soru sormak saygısızlık değildir; özellikle ailenizin bir üyesini ilgilendiren bir iddia söz konusu olduğunda, ek bilgi istemek sorumluluğun gereğidir. “Bunu nereden biliyorsunuz?”, “Başka açıklamalar da olabilir mi?”, “Bu iddiayı akrabama yöneltmeden önce neyi doğrulayabiliriz?” gibi sorular sakin biçimde sorulabilir.
Sorulara gelen cevabın tonu da bilgi verir. Sorulara açık ve sabırla cevap veren bir kişi, kendi söylediğine güveniyor olabilir. Soru sorulunca öfkelenen, “inançsızlık” suçlaması yönelten ya da yazışmayı kesmekle tehdit eden bir kişi ise, sizi soru sormaktan caydırmak istiyor olabilir. Tek başına bir ceza olarak değil, bir veri olarak not edin.
Önce nasıl bildiğini sorun; sonra kimin hedef gösterildiğine bakın.
— Şemun Hoca
Konuşmada ne söyleyeceğinizi bilmiyorsanız şu örnek cümleleri kendi diline uyarlayabilirsiniz: “Bir yerden böyle bir şey duydum ve bu beni rahatsız etti. Sana suçlama yöneltmek istemiyorum, yalnızca aramızdaki ilişkiyi korumak istiyorum.” Bu cümleler, karşı tarafı savunmaya itmeden bilgi paylaşmayı mümkün kılar. Gerekirse konuşmayı yüz yüze değil, daha sakin olabileceğiniz bir telefon görüşmesiyle başlatabilirsiniz.
Yanlış anlama: “İddiayı ailede sessizce tutmak daha iyidir”
Suçlamayı kendi içinde saklamak, yük olarak sizi yorar ve ilişkilere sinsice zarar verir. Akrabanıza bakışınız değişir, selamlaşmanız soğur, bir gün tepki verdiğinizde ise karşı taraf nedenini anlamaz. Sessizlik, bu durumda çatışmayı önlemez; yalnızca erteleyerek büyütür.
Bunun yerine güvendiğiniz, aileye yakın ama tarafsız bir kişiyle iddiayı konuşabilirsiniz. Konuşurken kimseyi hedef göstermeden, “bana böyle bir şey söylendi ve çok rahatsız oldum” biçiminde başlamak, tartışmayı kişiselleştirmeden anlatmanızı sağlar. Yazıdaki ana ölçü şudur: kanıtlanamayan bir iddia nedeniyle aile içinde kimseyi mahkûm etmeyin.
Her yanlış anlamanın ortak noktası, tek bir kişinin sözüne fazla ağırlık verilmesidir. Bir iddia ne kadar sıcak ve ikna edici bir üslupla sunulursa sunulsun, ailenizdeki gerçek ilişkilerin yerini tutamaz. Birinin sizinle yıllardır kurduğu ilişki, tek bir görüşmede kurulan hikâyeden daha çok veri taşır.
Başvurmadan önce bilmeniz gerekenler
Akraba suçlaması söz konusu olduğunda da şu dört nokta geçerlidir.
- Suçlamanın yarattığı gerginlik uykunuzu, iştahınızı ya da sakinliğinizi bozmuşsa önce bir doktora görünün; bu belirtilerin çoğunun tıbbi bir açıklaması olabilir ve kullandığınız ilaçlar varsa onlara devam edin.
- Suçlama sonrasında aile içinde şiddet tehdidi, kavga ya da bir kişinin kendine zarar verme riski ortaya çıkarsa vakit kaybetmeden 112’yi arayın; yoğun sıkıntıda 183 hattı ve bir ruh sağlığı uzmanı da yanınızdadır.
- Birinin sizin için büyü yaptığını bilimsel olarak gösteren bir yöntem yoktur; ön ödeme, fotoğraf ya da kişisel eşya isteyenlerden uzak durun ve hiçbir akrabanız hakkında kanıtsız iddiayı yaymayın.
- Karar size aittir; bir iddia karşısında sessiz kalmak, beklemek ya da yakınlarınıza danışmak hakkınızdır.
Yaşanan bu gerginliğin bir de çocuklara yansıması vardır. Çocuklar aile içindeki soğukluğu hızla fark eder; neden bir amcayla ya da halayla artık görüşülmediğini anlamaz. Onlara karmaşık bir iddiayı açıklamak yerine, “büyükler arasında bir tartışma var, ama seni sevmeye devam ediyorlar” gibi sade bir cümle kullanmak, çocuğun güven duygusunu korur.
İddiayı yönelttiğiniz kişi değil, iddiayı yönelten kişi sorgulanmalı
Çoğu zaman suçlamanın doğruluğu yerine suçlayanın yöntemi sorgulanmalıdır. Kişi size akrabanızı hedef göstererek bir yönlendirme yapıyorsa, onun bu yöntemi kullanma nedenini merak edebilirsiniz. Aile içi çatışma yaratan bir anlatı, size sunulan hizmetin satışını kolaylaştırıyor olabilir; çünkü zarar verenin kim olduğu bilindiğinde “çözüm” için talep edilen şeyler daha kolay kabul edilir.
Bir iddianın hukuki sonuçları olabilir; başkasını ispatsız biçimde suçlamak, aile içinde veya dışında kişisel haklarla ilgili sorunlara yol açabilir. Bu konuda bir avukata danışılması gerekir. Evde bir şeylerin gömülü olduğuna dair benzer anlatılar için evinize gömülü büyü var diyen hocalara ilişkin yazıyı da okuyabilirsiniz.
Suçlama yerine, yaşadığınız sıkıntıyı somut başlıklara ayırmak daha işe yarar. Uykunuz mu bozuk, aile içinde yinelenen bir tartışma mı var, ekonomik bir baskı mı yaşıyorsunuz? Her başlığın kendi çözüm yolu vardır: sağlık için doktor, çatışma için aile içi arabuluculuk, ekonomi için bir danışman. Manevi destek ise bu çalışmanın bir parçası olabilir, tek aracı olmamalıdır.
Hocaya ya da başka bir kişiye başvurmadan önce hoca seçimi ölçütlerini gözden geçirmek, yöntemi kimin ne amaçla yönlendirdiğini daha net görmenizi sağlar. Ayrıca büyünün gerçek olup olmadığı sorusunun hangi çerçevelerde tartışıldığını okumak, kaygınızı ölçüye vurmanıza yardım eder.
Son olarak, kendi duygularınıza da yer açın. Öfke, kırgınlık, korku ve şüphe aynı anda var olabilir ve bunların hepsi anlaşılırdır. Bu duyguları bastırmak yerine bir yakınınıza ya da bir ruh sağlığı uzmanına anlatmak, kararlarınızı duyguların yönetimine bırakmadan almanızı kolaylaştırır; aceleyle atılan bir adım yerine bir hafta sonra verilecek sakin bir karar çoğu zaman daha az pişmanlık getirir.
Konuyu birlikte düşünmek isterseniz
Sizi bir akrabanızla ilgili bir iddia rahatsız ediyorsa, durumu Şemun Hoca’ya telefon veya WhatsApp üzerinden anlatabilir, iddiayı ve yaşadığınız duyguyu birlikte ayrıştırabilirsiniz. Kapsam ve ücret baştan söylenir; ön ödeme, fotoğraf ya da kişisel eşya istenmez. Yazışmaya hazır olduğunuzda iletişim sayfasındaki seçeneklerden biriyle başlayabilirsiniz.
Kaynaklar
Sık Sorulan Sorular
Hoca akrabamın büyü yaptığını söylerse buna inanmalı mıyım?
Böyle bir iddia, doğrulanabilir bir yönteme dayanmıyorsa yorum olarak değerlendirilmelidir. Önce nasıl bildiğini sormak ve aile içinde birini kanıtsız suçlamamak sağlıklı bir başlangıçtır.
Suçlanan akrabam inkâr ediyorsa ne düşünmeliyim?
Her cevabın suçlama lehine yorumlandığı bir iddia, sınanabilir değildir. Tepkiyi sert okumadan önce, haksız yere itham edilen birinin ne hissedeceğini düşünmek yardımcı olur.
Akrabamla görüşmeyi kesmeli miyim?
Uzaklaşmak ilişkileri geri dönmesi zor biçimde etkileyebilir. Karar vermeden önce güvendiğiniz tarafsız birine danışmak ve bir gün beklemek yerindedir.
Bu iddiayı ailede kiminle konuşmalıyım?
Aileye yakın, tarafsız ve sakin biri uygundur. “Bana böyle söylendi ve rahatsız oldum” cümlesiyle kimseyi hedef göstermeden konuşmaya başlayabilirsiniz.
İddiadan sonra aile içinde kavga çıkarsa ne yapılır?
Şiddet tehdidi ya da kendine zarar verme riski varsa 112'yi arayın. Gerginlik uykunuzu ve sakinliğinizi bozuyorsa bir doktora, çok bunaldığınızda 183 hattına ve bir ruh sağlığı uzmanına başvurabilirsiniz.
