FATİH İÇİN

Fatih Medyum Hoca

Kapalıçarşı’nın kalabalığında kaybolmak kolaydır, ama içinizdeki kalabalıkta yol bulmak daha zor; Fatih medyum hoca arıyorsanız ayrılıktan sonra zihninizin hâlâ toparlanamadığı bir dönemden geçiyor olabilirsiniz. Önce sizi dinleyeyim.

Tarihî yarımadada her sokak bir hikâye taşır; insanların kendi hikâyeleri ise çoğu zaman sessizce yürür. Bir ayrılık, bir pişmanlık ya da “Acaba hâlâ beni düşünüyor mu?” sorusu geceleri uzar. Ben bu soruları küçümsemem. Cevabı bilmediğimi söylemekten çekinmem; ama anlatmanız için yer açarım ve sizi acele ettirmem. Bu kadarı anlatmak bile çoğu zaman yükü hafifletir. Pazarın, çarşının sesi içinde bile “Acaba dönse mi?” sorusu susmaz.

Fatih Medyum Hoca - Fatih, İstanbul - Şemun Hoca

Fatih medyum hoca ile ayrılık ve güven üzerine konuşmak

Ayrılık sonrası kafa karışıklığında en zor kısım, ne hissettiğinizi bilmemektir. Öfke, özlem, utanç aynı anda gelir. Bunları ayırmak, sonra neyin sizin kararınız olduğunu görmek için konuşuruz. Önce hangisinin ağır bastığını söylemeniz yeterli.

Eski sevgiliyi düşünmek bir eksiklik sayılmaz. Bunu dinlerim; birini geri getirme ya da ona etki etme gibi bir iddiam yok. Ne istediğinizi ve neyi bırakmak istediğinizi anlamanıza eşlik ederim. Bazen düşünce yalnızca söylenmemiş bir cümleden ibarettir. Sizi hangi yöne iteceğimi değil, sizin yönünüzü sorarım.

Fatih’ten ararsanız ilk görüşmede ne olur?

Önce siz anlatırsınız. Eşler arasında güven sorunu varsa, kimin neyi yaptığını aramaktan çok, bunun sizi ne kadar yorduğunu dinlerim. Sonra hangi konuda devam etmek istediğinizi konuşuruz. Hangi sorunun önce geldiğine siz karar verirsiniz.

İlk ön görüşme ücretsizdir; devamı gerekirse kapsamı ve bedeli kararınızdan önce açıklarım. Güven sorunu yaşıyorsanız önce şunu soruyorum: Şu an öğrenmek mi istiyorsunuz, yoksa rahatlamak mı? İkisi ayrı yollar ve ikisinde de duanızı ve niyetinizi göz ardı etmeden ilerleriz. Karar hakkını size bırakırım.

İLETİŞİM

Siz başlayın

Arama ya da mesaj, ikisi de olur. İlk cümleniz düzgün olmak zorunda değil; kırık, yarım bir cümle de yeter. Gerisini sırayla toparlarız. Sonra birlikte bakarız.

İlgili Rehber Yazıları

Fatih Medyum Hoca ile görüşün
Ara