ŞEMUN HOCA • BİLGİ REHBERİ

Cinci Hocaya Gitmeden Önce Sorulacak Sorular

• Hoca Türleri ve Doğru Seçim
Lacivert odada altın çerçeveli üç parçalı krem paravan, gri çalışma masası, arkasında krem sandalye ve altın masa lambası.
KISACA BU YAZIDA

Cinci hocaya gitmeden önce kendinize ve görüşme yapacağınız kişiye sorabileceğiniz yedi soruyu, her cevabın nasıl okunabileceğiyle birlikte sıraladık.

Cinci hocaya gitmeden önce sorulacak sorular, kapsamla başlar ve karar süresiyle biter: ne yapılacak, ne kadar sürecek, ne kadar tutacak, neler yapılmayacak, sağlığınız için ne önerilecek, fotoğraf ya da kişisel eşya istenecek mi, düşünmek için zaman verilecek mi? Bu yazıda yedi soruyu tek tek açıyor, her soru için “bu cevabı alırsam ne düşünebilirim” sorusunu da ekliyoruz. Soruları bir kâğıda ya da telefon notuna yazıp görüşmeye öyle girebilirsiniz.

Soru sormak, bir şeyi sorgulamak değil, kendinizi korumaktır. Ciddi bir konuda karar veren kişi, bir hizmet satın alırken sorduğu soruları burada da sorabilir. Yanıtın içeriği kadar tonu da bilgi taşır: sakin, açık ve sabırlı bir cevap, sorularınızın karşılandığını gösterir.

Cevapları değerlendirirken “doğru ya da yanlış” yerine “açık ya da belirsiz” diye düşünün. Bir cevabın doğruluğunu sınamak çoğu zaman mümkün olmaz; ama açık olup olmadığını anlamak mümkündür. Belirsiz cevaplar çoğaldıkça, görüşmeyi ertelemek için sağlam bir neden oluşur.

1. “Tam olarak ne yapılacak?”

Bu soru kapsamı sorar. İyi bir cevap, işlemin türünü, sizin rolünüzü ve görüşmenin sonunda ne olacağını kısa cümlelerle anlatır. Belirsiz cevap: “Sen merak etme, hallolur” gibi sözler.

Cevap ayrıntılıysa bile yöntem anlatımını yazıya geçirmeniz gerekmez; yalnızca sınırlarını anladığınızdan emin olun. Evde bir şey uygulamanız, bir nesne kullanmanız ya da yakınlarınıza bir şey yaptırmanız istenirse, bunun güvenliğini ve gerekçesini sorun. Yangın ve kimyasal madde riski taşıyan hiçbir uygulama bir görüşmenin parçası olmamalıdır.

Bu soruyu sorarken sesinizin tonunu ayarlayın: suçlayıcı değil, meraklı olsun. “Anlamam için sorabilir miyim” gibi bir girişle başlamak, karşı tarafın savunmaya geçmesini önler. Soruyu bir kez tekrar etmeniz gerekirse, bunu da olağan sayın.

Cinci hoca — Şemun Hoca bilgi rehberi başlıklı görseli
Cinci hoca kavramını ve görüşme beklentilerini değerlendirmek.

2. “Ne kadar sürer, kaç görüşme gerekir?”

Bu soru süreyi sorar. İyi bir cevap, görüşmenin süresini ve gerekirse tekrar sayısını baştan söyler. Belirsiz cevap: “Bakalım, duruma göre” ya da sürekli uzayan seanslar.

Süreç uzadıkça ücretin de uzadığı bir yapı varsa, süre sorusunu ödeme sorusuyla birlikte sorun. Örneğin “beş görüşme olursa toplam ne kadar tutar” demek, belirsizliği bir rakama bağlar. Süre konusunda sözü verilen “şu kadar günde geçer” gibi bir ifade, sonuç sözü sayıldığı için güvenilir değildir.

Sakin bir cevap, uzun ve parlak bir vaattan daha çok bilgi verir.

— Şemun Hoca

Sürenin sorulduğu bir görüşmede, sürenin kimin kararıyla uzayacağını da sormak yararlıdır. Süreyi uzatma kararının size mi, karşı tarafa mı ait olduğunu bilmek, ilerleyen aşamalarda sizi korur. Bu da kapsam sorusunun doğal bir devamıdır.

Bir görüşmeyi istediğiniz an sonlandırabilirsiniz; bunun nasıl söyleneceğini görüşmeyi gerekçe göstermeden bitirmeyi anlattığımız yazıda okuyabilirsiniz.

3. “Ücret ne kadar, ne zaman ödenir?”

Bu soru parayı sorar. İyi bir cevap toplam rakamı, neyi kapsadığını ve ödeme zamanını söyler. Belirsiz cevap: “Niyetine göre”, “önce şu kadar gönder, sonra konuşuruz”.

Ön ödeme isteyen yaklaşımlar, özellikle uzaktan yürütülen görüşmelerde riski artırır. Bu tür bir istek aldığınızda “yarın bildireceğim” demek ve konuyu bir yakınınızla paylaşmak sizi korur. Ödeme yaptıktan sonra kalemin ya da süresinin değişmesi halinde yazılı kayıt tutmak da iyi bir önlemdir.

Soruları yazılı götürmek, korkunun yerine düzeni koymak demektir.

— Şemun Hoca

Ücreti sorarken yanınıza bir yakınınızı almak ya da telefonu hoparlöre alıp onun da dinlemesini sağlamak mümkündür. İkinci bir kulak, sizin kaçırdığınız bir rakamı ya da cümleyi yakalayabilir. Rakamı duyduğunuz anda not alıp yinelemek de güvenilir bir alışkanlıktır.

4. “Neleri yapmıyorsunuz?”

Çoğu kişi bu soruyu atlar, oysa en açıklayıcı sorulardan biridir. İyi bir cevap, tıbbi tanı konmadığını, ilaç önerilmediğini, başkasının iradesini etkileyen işlemler anlatılmadığını açıkça söyler. Belirsiz cevap: “Her derde çare bulunur” gibi sınır tanımayan cümleler.

Sınırları olan bir hizmet genellikle daha dürüst bir çerçeve sunar. Sınırı olmayan bir vaat sınanamadığı için güçlü görünür, ama sınanamadığı için güvenilir sayılmaz. Bu soruyu yanıtlayamayan kişiye, diğer cevaplarını da dikkatle tartarak yaklaşmak yerinde olur.

Bu soruya verilen cevapları yargılamak yerine karşılaştırmak daha işe yarar. Sınırları sayabilen birinin, sınırı olmayan birine göre kendini daha net tanımladığını görebilirsiniz. Bu fark, her cevabı doğrulamaz ama bir görüşme için ölçü sunar.

5. “Sağlık sorunum varsa ne önerirsiniz?”

Bu soru sağlık yönlendirmesini sorar. İyi bir cevap, belirtilerin önce hekime gösterilmesini, tedavi ve ilaçların bırakılmamasını önerir. Belirsiz ya da dikkat gerektiren cevap: “Doktora gerek yok” ya da “ilacı bırakın”.

Uyku sorunları, baş ağrısı, çarpıntı, kaygı gibi yakınmaların çoğu yaygın tıbbi nedenlere bağlıdır ve bir hekim tarafından değerlendirilmelidir. Acil bir durumda 112, ruhsal krizde ve yalnızlıkta 183 aranır. Bu soruda alınan cevap, geri kalan sorulardaki cevaplardan daha ağır basabilir.

Bu soru, sağlığınıza dair bilgileri paylaşma biçiminizi de etkiler. Gerekmedikçe tıbbi raporlarınızı ya da ilaç listenizi bir hocayla paylaşmak zorunda değilsiniz; bunlar hekiminizle konuşulacak bilgilerdir. Neyi kimle paylaşacağınıza siz karar verirsiniz.

6. “Fotoğraf, eşya ya da kişisel bilgi gerekiyor mu?”

Bu soru paylaşım sınırını belirler. İyi bir cevap, bunların gerekmediğini belirtir. Belirsiz cevap: “Bir fotoğraf gönder, bakalım” ya da yakınlarınızın bilgilerini istemek.

Bir kez gönderilen fotoğraf ya da kişisel bilgi geri alınamaz. Başkasına ait bilginin paylaşılması ise o kişinin onayını da gerektirir. Bu nedenle böyle bir isteğe “düşüneceğim” demek, hem sizin hem yakınlarınızın güvenliği için yeterlidir.

7. “Karar vermem için zaman tanır mısınız?”

Bu soru baskıyı ölçer. İyi bir cevap, düşünmeniz için süre tanır ve hazır olduğunuzda tekrar aramanızı söyler. Belirsiz cevap: “Bugün başlamazsak kötüleşir” ya da “yalnız bu hafta uygunum”.

Aciliyetin oluşturduğu baskı, düşünme yeteneğinizi daraltır. Kontrol listesi biçiminde ölçütler arıyorsanız, hoca seçimi yazısında altı ölçüt tek tek anlatılıyor. Yedi sorunun hangi ölçütlere karşılık geldiğini de oradan eşleştirebilirsiniz.

Bu soruda dikkat edilecek bir ayrıntı daha var: sorunuzu nasıl karşıladıklarıdır. “Elbette, düşünün” diyen bir cevap ile “bu fırsat kaçar” diyen bir cevap arasında büyük bir fark vardır. İlki sizin hızınıza saygı gösterir, ikincisi kendi hızını size dayatır.

Yedi sorunun hepsini sormak her görüşmede mümkün olmayabilir; zamanınız kısıtlıysa kapsam, ücret ve sağlık sorularıyla başlayın. Kalan soruları ikinci bir mesajda ya da görüşme öncesi yazılı olarak iletebilirsiniz. Soruların sırası değil, cevapların açıklığı önemlidir.

Cevapları okuduktan sonra

Soruların cevaplarını bir tabloya ya da kâğıda not edin; her cevabın yanına “açık” ya da “belirsiz” yazın. Belirsiz sayısı arttıkça beklemek anlamlı hâle gelir. Tek bir belirsiz cevap hüküm vermez, ama üç ve üzeri belirsiz cevap bir durma işareti sayılabilir.

Bir de kendinize dönün: görüşmeden sonra kendimi daha sakin mi, daha korkmuş mu hissediyorum? Korkunun artması, bilginin değil baskının arttığını gösterebilir. Bu duyguyu bir veri olarak not edin ve güvendiğiniz biriyle paylaşın.

Adın ne anlama geldiğine dair bir merakınız varsa cinci hoca nedir yazısında terimler anlatılıyor. Genel bir çerçeve için hoca seçimi yazısına da bakabilirsiniz. Soruların cevaplarını hizmet sayfalarındaki bilgilerle karşılaştırmak isterseniz büyü bozma hizmeti sayfası da yardımcı olur.

Soruları sormak size zor geliyorsa, bir yakınınızdan sizin yerinize ilk mesajı yazmasını isteyebilirsiniz. Cevaplar geldikten sonra kararınızı kendiniz verirsiniz. Başkasının yardımıyla soru sormak, kararı başkasına devretmek anlamına gelmez; yalnızca yükü paylaşmaktır.

Cevapları aldıktan sonra hemen karar vermek zorunda olmadığınızı bir kez daha hatırlatalım. Bir gece beklemek, çoğu zaman sorularınızın ağırlığını yeniden tartmanızı sağlar. Sabah baktığınızda hâlâ rahatsanız ilerleyebilirsiniz.

Başvurmadan önce bilmeniz gerekenler

  • Sorular bir doğrulama sağlamaz; yalnızca belirsizlikleri görünür kılar ve kararınızı yavaşlatmanıza yardım eder.
  • Sağlık belirtilerinde önce doktor, acil durumda 112, ruhsal krizde 183 ve bir ruh sağlığı uzmanı.
  • Ön ödeme, fotoğraf ya da kişisel eşya isteyen ve acele ettiren cevaplardan uzak durun.
  • Sorulara verilen cevaplar yeterli değilse görüşmeyi reddetmek ya da ertelemek sizin hakkınızdır.

Bu soruları Şemun Hoca’ya da sorabilirsiniz; telefon ya da WhatsApp üzerinden yazmanız veya aramanız yeterlidir, ulaşma yolları iletişim sayfasında yer alır. Sorularınız baştan cevaplanır, kapsam ve ücret önceden söylenir; ön ödeme, fotoğraf ya da kişisel eşya istenmez ve bir. Soru sormak için çekindiğiniz bir konu olursa, sık sorulan sorular sayfası ilk adım olabilir.

Sık Sorulan Sorular

Cinci hocaya gitmeden önce ne sormalıyım?

Ne yapılacağını, ne kadar süreceğini, ne tutacağını, nelerin yapılmayacağını ve sağlık belirtileriniz varsa doktora başvurup başvurmadığınızı sorun. Bu beş soru, görüşmenin çerçevesini çizmeye yeter.

Hocaya sorular sormak ayıp mıdır?

Hayır. Ciddi bir konuda soru sormak olağandır; sorulara sakin ve açık yanıt vermek de görüşmeyi yürüten kişiden beklenen bir tutumdur. Sorulara kızılıyorsa bu başlı başına bilgi vericidir.

Ücreti sormak uygun mudur?

Evet, hem de en başta. Ücret ve ödeme zamanı, görüşmenin kapsamıyla birlikte netleşmelidir. Ücretten kaçınan cevap, dikkat gerektiren işaretlerden biridir.

Cevaplar belirsizse görüşmeye gitmeli miyim?

Birkaç soru yanıtsız kalıyorsa görüşmeyi ertelemek ve soruları yeniden yazmak mantıklıdır. Belirsizlik gidince karar vermek daha kolay olur; acele etmeniz için bir neden yoktur.

Sorularımı yazılı gönderebilir miyim?

Evet, yazılı sorular hem sizi hem karşı tarafı korur; cevaplar da yazıya geçtiği için sonradan anlaşmazlık çıkma ihtimali azalır. Cevaplara bakarak karar vermek için bir gün ayırabilirsiniz.

Cinci Hoca ile görüşün
Ara