“Ya geri gelirse?” korkusu bir döngü kurar. Bu yazı döngünün basamaklarını, onu besleyen davranışları ve korkuyla yaşamayı kolaylaştıran adımları anlatır.
Bozulan büyü tekrarlar mı sorusunun cevabı, “tekrar” kelimesinin neyi kastettiğine bağlıdır. Geleneksel anlatımlarda tekrar fikri dolaşır, ancak bunun doğrulanmış bir dayanağı yoktur; buna karşılık tekrar korkusu çok gerçektir ve çoğu zaman asıl yükü o oluşturur. Bu yazı korkunun nasıl işlediğini, hangi davranışların onu beslediğini ve nasıl hafifletilebileceğini anlatır. Uyku, çarpıntı ya da yoğun kaygı sürüyorsa önce doktora başvurun; acil durumda 112 aranır.
Bu soruyu soran kişi ne yaşıyor?
Bu soruyu soran kişi çoğu zaman en zor kısmı atlattığını düşünür: Bir sıkıntı yaşamış, bir yardım aramış ve bir miktar rahatlamıştır. Rahatlamanın hemen ardından gelen soru ise “Ya geri gelirse?” olur. Yani soru bilgi istemekten çok güven istemektir.
Bu fark önemlidir; çünkü bilgi isteyen biri bir cevapla yetinebilir, güven isteyen biri ise cevabı aldıktan kısa süre sonra yeniden sorar. Aynı soruyu gün içinde defalarca sormak, farklı kişilere yöneltmek ya da aynı yazıyı baştan okumak bu ikinci türün işaretidir. Kendinizi bu tarifte buluyorsanız yargılanacak bir şey yok; yalnızca cevabın bir yerde yetmediğini görüyorsunuz.
Tekrar korkusunun bir başka yüzü de sorumluluk duygusudur. “Önlem almazsam ve tekrar ederse bu benim suçum olur” düşüncesi, kişiyi sürekli tetikte tutar. Oysa yaşadığınız bir sıkıntının sorumlusu siz olmadığınız gibi, gelecekte olabilecek her şeyi öngörmek de sizden beklenemez. Bu yükü kendi omzunuza koymak, korkuyu yönetilebilir değil, taşınamaz kılar.

Geleneksel anlatımda “tekrar” fikri ve sınırı
Geleneksel anlatımlarda bozulan bir işlemin yeniden yapılabileceği söylenir. Bu anlatım kültürel olarak dolaşımdadır; TDV İslâm Ansiklopedisi’nin Büyü maddesi gibi kaynaklar kavramın tanımını ve tarihsel yerini ele alır. Ancak hiçbir kaynak, sizin hayatınızda belli bir olayın yeniden yaşanacağını göstermez.
Bilimsel açıdan da büyünün işlediğine dair doğrulanmış bir mekanizma bulunmadığı için “tekrar eder” ya da “etmez” cümlesinin ölçülebilir bir karşılığı yoktur. Bu, tekrar etmeyeceğini söylemek değildir; bu soruyu kimsenin doğrulanabilir biçimde yanıtlayamadığını söylemektir. Kavramın bilimsel sınırını büyü tutar mı? yazısında ayrıca ele aldık.
Tekrar korkusunun beş basamağı
Korku bir anda büyümez; çoğu zaman beş basamaklı bir döngü kurar. Birinci basamak tetikleyicidir: Kötü geçen bir gün, ürkütücü bir rüya ya da aynı kişiyi yeniden görmek.
İkinci basamak yorumdur: Zihin tetikleyiciye bir anlam yükler ve “işte yine başladı” der. Üçüncü basamak kontroldür: Belirti aramak, evi gözden geçirmek, birine sormak, internette okumak. Dördüncü basamak kısa süreli rahatlamadır: Biri “bir şey yok” der ve nefes alırsınız. Beşinci basamak yeniden şüphedir: Rahatlama geçince “ya gözden kaçırdıysak?” sorusu gelir.
“Ya geri gelirse?” sorusunun cevabı aramaktan değil, soruyla birlikte yaşamayı öğrenmekten geçer.
— Şemun Hoca
Döngünün asıl inceliği, rahatlamanın kendisinin döngüyü beslemesidir. Her kontrolden sonra gelen rahatlama beyne “kontrol işe yarıyor, tekrar et” mesajı verir. Böylece kontrol sıklaşır, rahatlama kısalır. Bunun sebebi sizin zayıflığınız değildir; kaygının genel işleyişidir.
Yardım eder gibi görünüp korkuyu büyüten üç davranış
Birincisi belirti aramaktır: Her sabah uyanınca bedeninizi taramak, her kötü rüyayı kaydetmek, evdeki her sesi yorumlamak. Aradığınız şeyi bulma ihtimaliniz, aramadığınız zamana göre çok yüksektir; çünkü dikkat baktığı şeyi büyütür.
İkincisi sürekli sormaktır: Aynı soruyu farklı kişilere, farklı gruplara ve farklı yazılara yöneltmek. Her yeni cevap farklı bir ton taşır; çelişen cevaplar korkuyu azaltmak yerine çoğaltır. Bir yazıda “tekrar etmez”, bir başkasında “eder” yazıyorsa, ikisini de okuyan kişi daha kararsız çıkar.
Üçüncüsü “her ihtimale karşı” yeniden bir şey yaptırmaktır. Burada hem maddi hem psikolojik risk vardır: Her yeni işlem, öncekinin yetmediği fikrini pekiştirir. Bir işlemin yetip yetmediğini siz değerlendiremeyeceğiniz için bu döngünün doğal bir bitiş noktası da kalmaz.
Sizi sakinleştiren cümle ile sizi yeniden soru sormaya iten cümleyi birbirinden ayırın.
— Şemun Hoca
Bu davranışların ortak yanı, hepsinin “emin olmak” istemesidir. Oysa tekrar korkusunda aranan kesinlik, doğası gereği elde edilemeyen bir şeydir; çünkü gelecek hakkında kimse sizi tam olarak rahatlatamaz. Belirsizliğe katlanabilmek, bu yüzden bir tür beceridir ve her beceri gibi küçük adımlarla gelişir. İlk adım, rahatlama aramak yerine rahatsızlığın kendiliğinden geçmesine birkaç dakika izin vermektir.
Tekrar korkusu üzerine kurulan söylemlerde dikkat edilecekler
Bu başlık kimseyi suçlamak için değil, okuyucunun kendini korumasına yardım etmek için var. Bazı anlatımlar tekrar korkusunu sürekli yeni bir işlem satışına bağlayabilir. Şu işaretler dikkat gerektirir: “Bozuldu ama yeniden yapılabilir, ek işlem gerek” denmesi, süre verilerek acele ettirilmesi, ön ödeme istenmesi, fotoğraf ya da kişisel eşya talep edilmesi.
Bir görüşmede tekrar ihtimali konuşulduğunda size korku değil çerçeve sunulmalıdır: Neyin bilinip neyin bilinemeyeceği, kapsamın ne olduğu, ücretin baştan söylenmesi. Hem korkuyu büyüten hem bir sonraki ödemeyi gündeme getiren bir konuşmada karar vermeden önce bir adım geri çekilmek gerekir. Neye bakacağınızı büyü bozan hoca nasıl seçilir? yazısında topladık.
Bedenin payı: uyku, çarpıntı ve kaygı
Tekrar korkusu yaşayan kişide uyku çoğunlukla ilk etkilenen alandır. Yatağa girince zihin yeniden belirti taramaya başlar, uykuya dalmak zorlaşır ve sabah yorgun uyanılır. Yorgun uyanan kişi gün içinde gerginleşir ve bu gerginlik de “yeniden başladı” diye yorumlanır. NHS’in uykusuzluk sayfası, uykusuzluğun yaygın tıbbi nedenlerini ve uzun sürdüğünde doktora başvurulması gerektiğini anlatır.
Çarpıntı, nefes darlığı ya da göğüste baskı hissi aynı korkunun bedensel yüzü olabilir; yine de bunları kendi başınıza “korkudan” diye açıklamayın, çünkü aynı belirtiler tıbbi sebeplerle de ortaya çıkabilir. NHS’in çarpıntı ve kaygı sayfaları belirtinin çoğu zaman yaygın nedenlere bağlı olduğunu ve belirli durumlarda doktora gidilmesi gerektiğini belirtir. Göğüs ağrısı, nefes almada güçlük ya da bayılma gibi durumlarda 112 aranır.
Bir örnek düşünelim: Biri bir hafta rahat geçirdikten sonra bir sabah baş ağrısıyla uyanıyor ve aklına hemen “başladı” düşüncesi geliyor. O gün her şey o düşüncenin etrafında dönüyor. Oysa baş ağrısının tetikleyicileri arasında stres, öğün atlama, susuzluk, ekran ve fazla uyku gibi gündelik etkenler sayılır. Baş ağrısı sayfasında acil işaretler de listelenir; ani ve çok şiddetli ağrı, konuşma ya da denge bozukluğu, görme kaybı gibi durumlarda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna ulaşmak gerekir.
Korkuyla yaşamayı öğrenmek: küçük adımlar
Kaygı çok yoğunsa gün içinde on beş dakikalık bir “endişe penceresi” belirleyip konuyu o saatin dışında ertelemek bazı insanlara iyi gelir. Herkese uymayabilir; yararlı bulmazsanız bırakın. Amaç korkuyu yok etmek değil, günün tamamına yayılmasını önlemektir.
Belirti kaydı yerine gün kaydı tutmak da bir seçenektir: Yalnızca kötü anları değil, iyi geçen saatleri de yazın. Bir hafta sonra elinizde dengeli bir tablo olur ve “her gün kötüydü” hissi sınanabilir hâle gelir. Tekrar eden korkunun yönetimi için ayrıca büyü şüphesi sonrası tekrar eden korku nasıl yönetilir? yazısına bakabilirsiniz.
Korkunuzu güvendiğiniz bir yakınınıza ya da bir ruh sağlığı uzmanına anlatın. Çok zorlandığınızı veya yalnız hissettiğinizi düşünüyorsanız 183 sosyal destek hattı vardır; yaşamınıza yönelik düşünceler varsa 112 aranır. Tedavi görüyorsanız ilacı ya da tedaviyi kendi kararınızla bırakmayın. Manevi bir destek arıyorsanız, bunun nasıl bir çerçevede yürüdüğünü manevi korunma sayfasında okuyabilirsiniz.
Sosyal çevre de korkunun seyrini değiştirir. Çevrenizdekiler iyi niyetle “bak, dikkat et” diyorsa bu cümleler sizi korumak yerine tetikte tutabilir. Yakınlarınıza, korkunuzu büyüten yorumları azaltmalarını nazikçe söylemek, sizi yargılamayan bir dinleyici olmalarını istemek meşru bir taleptir. Tekrar korkusunun sizi toplantılardan, ziyaretlerden ya da evden uzaklaştırmaya başladığı noktada, bu kaçınmayı da bir belirti olarak not etmek gerekir.
Unutmayın ki rahatlamak için aradığınız her yeni bilgi, bir sonraki sorunun kapısını da açar. Bu yüzden bir noktada okumayı, sormayı ve karşılaştırmayı bilinçli olarak bırakmak, korkuya verilebilecek en sakin cevaplardan biridir.
Bu sürecin en zor yanı, sonucun belirsiz kalmasıdır. Belirsizlik rahatsız edicidir; ama rahatsızlık, tehlike demek değildir. Her gün kendinize “bugün korkuyu ne kadar besledim?” diye sormak, korkunun büyüklüğünü değil, size nasıl davrandığını ölçmeye yardımcı olur.
Karar vermeden önce aklınızda bulunsun
- Tekrar korkusu sürekli uykusuzluk, çarpıntı ya da günlük işleri aksatacak kaygı doğuruyorsa önce doktora başvurun; acil durumda 112’yi arayın.
- “Tekrar eder mi?” sorusunun bilimsel olarak doğrulanmış bir cevabı yoktur; bu yüzden cevabı kesin bir dille verenlere temkinle yaklaşın.
- Ek işlem baskısı, ön ödeme, fotoğraf ya da kişisel eşya talebi gören kişi, kararını ertelemekte haklıdır.
- Karar size aittir; bir görüşmeden sonra kendinizi daha korkulu hissediyorsanız bu bir bilgidir ve dikkate alınmalıdır.
Tekrar korkusunu sakin bir ortamda konuşmak isterseniz Şemun Hoca’ya telefon ya da WhatsApp üzerinden yazabilirsiniz; görüşmede korkuyu büyütmek değil, durumunuzu yerli yerine koymak esastır. Kapsam ve ücret baştan söylenir, ön ödeme, fotoğraf ya da kişisel eşya istenmez. Nasıl ulaşacağınızı iletişim sayfasında bulabilirsiniz.
Kaynaklar
- TDV İslâm Ansiklopedisi, Büyü maddesi
- NHS, uykusuzluk
- NHS, çarpıntı
- NHS, baş ağrısı
- NHS, kaygı, korku ve panik
- İçişleri Bakanlığı, acil numaralar
Sık Sorulan Sorular
Bozulan büyü tekrarlar mı?
Geleneksel anlatımlarda tekrar fikri dolaşır, ancak bunun doğrulanmış bir dayanağı yoktur ve kimse bu soruyu ölçülebilir biçimde yanıtlayamaz. Asıl yük çoğunlukla tekrar korkusunun kendisidir.
Büyü bozulduktan sonra neden hâlâ korkuyorum?
Korku, rahatlamadan sonra da yeni bir tetikleyiciyle yeniden başlayabilir. Kontrol etme, sürekli sorma ve belirti arama davranışları korkuyu canlı tutar.
Tekrar korkusu için yeniden işlem yaptırmalı mıyım?
“Her ihtimale karşı” yeniden işlem yaptırmak, öncekinin yetmediği fikrini pekiştirebilir ve döngünün sonu gelmez. Ek işlem baskısı, ön ödeme ya da fotoğraf talebi varsa karar vermeden önce durun.
Tekrar korkusu yüzünden uyuyamıyorum, ne yapmalıyım?
Uykusuzluk sürüyorsa önce doktora başvurun; uykusuzluğun tıbbi nedenleri de olabilir. Yatmadan önce belirti taraması yerine sakinleştirici ve olağan bir akşam düzeni kurmak bazı kişilere yardımcı olur.
Tekrar korkusu ne zaman bir uzmana gitmem gereken noktaya gelir?
Korku günlük işlerinizi, uykunuzu ya da ilişkilerinizi bozuyorsa bir sağlık uzmanıyla görüşmenin zamanı gelmiştir. Çok zorlandığınızda 183, acil bir durumda 112 aranabilir.
